Üniversite hayatına yeni atılmış, 18 yaşındaki İrem olsa bu soruya kesinlikle mecburiyet derdi. Üniversiteyi kazandığım yıl, yeni okul yeni insanlar yeni ortam derken tanıdığım çok kişi yoktu. O zamanlarda ergenlikten mi gençlikten mi bilemiyorum yalnız olmayı hiç sevmezdim. Yalnızlıktan kastım sevgili, ilişki değil her zaman yanımda bir arkadaşım olsun isterdim. Yemek yerken, alışveriş yaparken, okula giderken bile… Hatta bu ‘arkadaş düşkünlüğü’ o zamanlar beni çok üzmüştü. Benimle arkadaş olmak istemeyen her insandan sonra üzülür, ağlardım. Herkesin beni sevmesi, benimle arkadaş olması gerekir diye düşünürdüm. Neden olmuyorlar diye hep kendimi sorgular, kendi kendimi olur olmadık eleştirirdim. Kendimi kötülemeye meyilliydim. Sen şunu yapmadığın için seni sevmediler, sen onların istediği gibi olmadığın için arkadaş olmadılar derdim. Sonra ağlar ağlar ve herkesi memnun etmeye çalışmaya devam ederdim.
Peki 24 yaşındaki İrem ne der sizce? Kesinlikle tercih. Bu yazıyı yazmadan 2 gün önce dışarıda işim vardı ve saat 10 gibi evden çıktım. Normalde işimi halledince eve dönüp özel dersime geçecektim. Aklıma gece özel dersimin iptal olduğu geldi. İrem dedim işini halledince yakınlarındaki alışveriş merkezine gidip kendinle biraz zaman geçir, buna ihtiyacın var. Ve dediğim gibi yaptım. Önce sevdiğim kozmetik mağazalarını gezdim. Sonra bir kitapevine girdim. Kitapevinde gezmeye bayılırım. Yeni çıkmış romanları, kişisel gelişim kitaplarını ve çocuk romanlarını ayrı ayrı incelerim. İndirimdeki kitaplara bakarım. Her zaman bir kitap listem olur, oradaki kitaplar var mı, fiyatları nedir diye bakarım. İnternette takip ettiğim kitapların fiyatlarına bakarım, düşmüş mü diye(malum kitaplar çok pahalı, artık onun için bile indirim kovalıyorum.) . Sonra eğitim kitaplarına bakarım, özellikle kendi branşımda çıkmış yeni kitaplara. Yani sizin anlayacağınız en az yarım saat sıkılmadan gezerim. En sonunda da her zaman kendime en az bir kitap seçip satın alarak kitapevinden çıkarım. O günde aynısını yaptım. Kendine ayırdığın zamanı en güzel şekilde bitir İrem dedim ve kendimi yakınlardaki bir kafede buldum. Sade bir Türk kahvesi ve tatlı söyledim. Yeni kitabıma başlarken bir yandan kahvemi yudumluyor bir yandan da tatlımı yiyordum. Bir süre sonra etrafıma baktım. İnsanlar arkadaşlarıyla, sevgilileriyle oturuyordu. Eğlenenlerde vardı, derdini anlatır gibi görünen de. O arada liseli gibi görünen bir kız grubu gördüm. Lise arkadaşlarımla anılarım aklıma geldi, yüzümde bir tebessüm oluştu. Yalnız oturduğumu fark edince aklıma ‘Yalnızlık bir tercih mi mecburiyet mi?’ sorusu geldi. Çevremdeki beni tanımayan veya yeni tanıyan insanlar yalnız olduğumu hep söyleyip bunu kötü bir durummuş gibi anlatır. Tanıyanlar ise bunun benim tercihim olduğunu bilir. Gerçekte bu, ben yalnız olmayı tercih ediyorum ve o gün otururken fark ettim ki kendimle vakit geçirmeyi seviyorum. Yalnız kitap okumayı, film izlemeyi, yazı yazmayı seviyorum. Kendimle vakit geçirmeyi sevdiğimi fark ettiğimde kimseye ihtiyacım olmadığını anladım. Arkadaşlarımla, ailemle ve sevdiklerimle vakit geçirmeyi ayrı seviyorum. Ama güzel vakit geçirmek için kimseye ihtiyacım olmadığını anladım.
Genelde bu tarz bir açıklama yaptığımda insanlar şunu anlıyor; evliliğe karşıyım, arkadaşlığa karşıyım, asosyalim. Alakası yok. İnsanlar sevdikleri insanla evlenebilirler, vakit geçirmeyi sevdikleri insanlarla ortak etkinlikler yapabilirler. Oldukça sosyalim hatta bir ara babam artık kimseyle tanışma demişti 😀 Benim demek istediğim şu aslında: birlikte vakit geçirmek istediğin herkesin(ailen, arkadaşların, sevgilin, eşin…) işi var, o zaman kendi kendinle vakit geçirebilirsin. Kendini, sınırlarını, gizli kalmış yanlarını keşfedebilirsin. Kaliteli vakit geçirmek için kimseye ihtiyacın yok. Bunu fark edince hayata bakış açın değişiyor, anlamlanıyor.
Zamanı tutamıyoruz, biriktiremiyoruz ve saklayamıyoruz. Kendi kendinle vakit geçirmeyi öğrendiğinde yalnız kaldığın zamanları da değerlendirebiliyorsun. Bence en güzel yanı bu. Çünkü hayat bir kitap ve henüz okumadığın binlerce sayfa var. O zaman anı yakala ve kendini keşfe başla !








