SAMİMİYET

3718

Benim en sevdiğim kavramlardan birisi olur kendisi. Samimi misiniz? Samimi miyim? Samimiyetin derecesi olur mu? Samimiyetle karıştırdığınız duygularınız var mı? Bazen samimi olurken abartıyor musunuz? Size bu konuda sormak istediğim çok soru var.

Tanıdığım milyonlarca insan sayesinde ‘samimiyet’ kavramının birçok değişik yorumunu gördüm. Mesela samimiyiz diyoruz, densizliklere başlıyorlar. Samimiyet densizlik getirebiliyormuş demek ki. Nasıl mı? Samimi olduğumuz için hayatım ya da benim hakkımda kafasına estiği gibi konuşabileceğini zannediyor. Şunu unutuyor, o kim olursa olsun benim aileme karşı kafasına estiği gibi konuşamaz. Herkesin ailesi, hayatı kendisine özeldir. Eleştireceksen bile bir sınırı var. Ben tabi sinirleniyorum, samimiyet mesafeye dönüşüyor. Bu durumla çok karşılaştım. Fark ettiğimde uyarsam da bazen anlayamadılar. Anlama problemi çekenlerin doktora gitmesi gerektiğini düşünüyorum ve ben doktor değilim.

Başka karıştırılan bir duygu; aşk. Bazılarınıza komik gelecek ama gerçekten birine samimiyet gösterince özellikle karşı cinsse benden hoşlanıyor mu, aşık mı da ilgi gösteriyor diyorlar. İnsanlara ‘insan’ oldukları için değer vermek tuhaflarına gidiyor.

Samimiyet bence doğru anlamı ile çok güzel bir duygu. Canın mı sıkkın, samimi olduğun kişi hemen anlıyor. Şaka mı yaptın, anlıyor. Kendini açıklamaya, şaka yaptığını söylemeye veya canının sıkkın olduğunu anlatmana gerek kalmıyor. Bence bu oldukça değerli bir durum. Samimiyetle ne alaka demeyin. Burada laftaki samimiyetten değil gerçek samimiyetten bahsediyorum. Samimi olduğun insan ile çok zaman geçirmişsindir. Seni, kişiliğini, huylarını öğrenir; aynı şekilde sende onun. Birbirinize nasıl davranmanız gerektiğini, nasıl konuşmanız gerektiğini bilirsin. Şöyle düşünmeyin, samimiyiz zaten neden dikkat ediyorum konuşmalarıma? Ailenle bile konuşurken dikkat etmelisin ki o senin ailenden gibi. İnsanız sonuçta, sinirle kötü kelimeler sarf edebiliyoruz. Bu da güzel bir durum değil. Kalp kırmamak, incitmemek, aranızdaki güzel bağı koparmamak için önemlidir.

Bir insanı görünce, tanışınca “Ne kadar samimi biri.” dersiniz. Bu cümleyi kurma sebebiniz nedir? Onun size karşı gülümsemesi, kibar davranışı, içten konuşması değil midir? Bakın hep güzel duygulardan bahsediyorum. Samimiyet çünkü güzel duygulardan, hissedilmesinden doğar. Samimiyeti görmezsiniz hissedersiniz. O sizi birbirinizi bağlamaya başlar. “Ne kadar sıcak, samimi bir karşılamaydı. Çok mutlu oldum. Tekrar görüşmek isterim.” Aynı bu cümlelerdeki gibi devam eder samimiyet bağı. Daha çok görüşmeye, konuşmaya, sohbet etmeye başlarsınız. Arkadaş olursunuz, dost olursunuz, dert ortağı olursunuz. Çok samimi olup evlenen insanlar dahi gördüm. Tabi onlar samimiyet derken birbirlerine aşık olmuşlar, haberleri yok. Olsun yine de biz samimiyetten doğdu diyoruz.

“Fazla samimiyet/muhabbet tez ayrılık getirir.” sözü var bir de. Ben inanmıyorum. Sen kendini bildiğin sürece, karşı tarafta kendisini bildiği sürece bir sorun olmaz bence. Benim yıllardır dostum olan insanlar var ve oldukça samimiyiz, çok şükür hiçbir sorunumuz olmadı. Hem kadın hem erkekler için diyorum.

Aslında samimiyet konusunda söyleyebileceğim çok şey var. Ama kelimelerim bu kadarına yetiyor. Bazı duygular vardır, hissetmesi anlatmasından daha değerlidir. Umarım yolunuz samimi insanlara denk gelir ve demek istediğimi hissedersiniz.

Önceki İçerikLİSE ANILARIMDAN (9.SINIF)
Sonraki İçerikNEDEN DİNİ KONULARDAN ÇOK BAHSETMİYORUM?
Adım İrem Gül. Bilgisayar öğretmeniyim. Tam bir başak kızıyım. Hayatı benim açımdan görün istedim ve bu bloğu açtım. Dünya’ya İrem’in penceresinden bakmaya hazır mısın?