İlk kapandığımda şalların kumaşı nedir, yazın hangisini kışın hangisini kullanmak daha uygun hiç bilmiyordum. Bu yüzden çok sıkıntılar çektim. Yazın kavruldum, kışın dondum. Rüzgarlı havada 10 tane toplu iğne takmak zorunda kaldım. Ama öğrendim ve öğrendikçe daha rahat hareket etmeye başladım. Bir ara eşarp takmayı denedim ama durmadan düzeltmek gerekiyor, bir de ben kırışıklıktan hiç hoşlanmıyorum. Eşarp kullanan arkadaşlarımda bilir her daim ütülemek gerekiyor. Rüzgarda kayıyorlar. En azından benim kullandıklarım kayıyordu. Ama bazı şallar ütü istemiyor, kaymıyor, bozulmuyor ve alelacele çıkarken hemen takabiliyorsunuz. Şimdi gelelim kumaşları konuşmaya.
En favori kumaşım şallarda penye. Yaz kış istediğiniz gibi kullanabiliyorsunuz. Kolay şekil alıyor. Fazla kaymıyor. Çok kalın bir kumaş olmadığı için rahat kullanılıyor. Ben kalın kumaşlı şallardan çok hoşlanmıyorum, mesela tafta. Tafta şal kolay şekil alıyordu. Kolay kolay bozulmuyor ama yapısı çok kalın. Denemek için bir tane almıştım fakat kullanmayı hiç sevmedim. Şal bana o kadar kalın geldi ki taktığımda nefes alamıyormuş gibi hissettim. Bir de sanki dışarıdaki sesleri duyamıyordum. Artık kullanmayı çok tercih etmiyorum.
Pamuklu şal kullanmayı da seviyorum. Hatta çoğu şalım pamuklu. En sevdiğim özelliği çabuk şekil alması ve hızlıca kırışmaması. Ütü yapamayacağım anlarda hızlıca birini takip çıkıyorum. Kolay kaymıyor ve iç göstermiyor. Pamuklu şallarda kalın ve ince yapılı olarak ayrılıyorlar. Benim kullandıklarım çok kalında değil, boğuluyormuş gibi hissetmiyorum. Hem kalın olanlarda kışın sıcacık tutarken tafta gibi boğmuyor. Ayrıca günlük olarak da özel günlerde de kullanabiliyorum. Renkleri tok yani yoğun olduğu için ayrıca seviyorum. Fotoğraflarımdan da fark edeceğiniz üzere çok renkli ve çeşitli şallarım var. Çünkü her rengin anlamı ayrıdır. Bu konudan başka yazımda bahsedeceğim. Bir de beyaz tenli olduğum için yoğun renkleri kendime daha çok yakıştırıyorum. Pamuklu şalları tercih etmemdeki başka bir sebep budur.
Bir de şifon kumaşlı şallarım var. Spora giderken en çok tercih ettiğim şallarım olur kendileri. Çünkü en ince yapılı, sanki yokmuş gibi olan şallarımdır. Çok fazla kayması kullanım açısından dezavantajı ama şal uzun olduğu için istediğim gibi şekil verebiliyorum. Hangi şekillerde kullandığımı ayrı bir yazımda ayrıntılı olarak anlatacağım. Bir başka dezavantajı, açık renkleri iç gösteriyor. Ne kadar ince olduğunu düşünün. Bu yüzden kullanırken birkaç katlı modeller yapmak gerekir.
Keten kumaşlı şal kullanmayı da seviyorum. Dolabımda çok olmayan ama kullanımını sevdiğim bir kumaş türü. Kolay şekil alıyor. İğnesiz bile kaymıyor. Tek dezavantajı çabuk kırışmasıdır. Ütülediğin anda takman gerek ve şeklini tam istediğin olarak vermelisin yoksa tekrar ütülemen gerekiyor. Ama yapısını ve görünüşünü çok seviyorum. Yaz-kış kullanıma uygun, ne ince ne kalın bir yapısı var. Sporda, özel günlerde, günlük kullanımda her kıyafete uyuyor.
Krep kumaş türünde de şallarım var. Çok kayması dışında rahat bir kullanımı var. Şifon şal kullanımına benziyor. Ama şifon şala göre daha parlak oluyor. Bu yüzden günlük kullanımdan ziyade özel günlere daha uygun oluyor. Spor, dans gibi sıkça hareket edilen yerlerde bence kullanılması tehlikelidir. Çünkü spor yaparken, dans ederken tempoya uyabilmek için yeri geliyor zıplayıp hoplamak gerekiyor. Hızlıca bozuluyor, kayıyor, uçuşuyor. Böyle olunca bende daha kaymayan ya da az kayan şallar tercih ediyorum.
Başka kumaş türleri vardır elbet ancak benim kullandıklarımı kısaca size bu şekilde anlatabilirim. Kullanmadığım/denemediğim bir kumaşı ezbere anlatmayı uygun bulmuyorum. Denedikçe yine yazarım. Artık internetten sipariş verirken veya bir mağazada almak istediğinizde hepsine tek tek bakmak yerine belirli ürünlere bakıp zaman tasarrufu yapmış olabilirsiniz. Bağlama şekillerimi ayrı bir yazımda anlatacağım. Beklemede kalın.








