Benim bu deneyimi üniversite 1.sınıfta yaşama fırsatım oldu. Öncesinde de istiyordum ancak şartlar el vermedi. 1.dönemin ortalarında artık taktırmaya karar verdim. Civarda adını duyduğumuz doktorları gezdik ancak hiçbiri kafama uymadı. Sonuçta bu da sağlıkla ilgili bir konuydu. Dikkat edilmesi gerektiğine emindim.
Sınıf arkadaşlarımdan birisi de ortodonti tedavi görüyordu ama benimkinden farklıydı. Ben dişlerimin düzensizliğinden, kötü göründüğünü düşündüğüm için istiyordum. Onun dişleri ayrık olduğu için tel taktığını belirterek doktorunun numarasını verdi. Arayıp hemen ön görüşme randevusu aldım. O hafta sonu da hemen görüştüm. Artık ertelemekten sıkılmıştım.
Özel bir kliniğe geldik. Girdiğimizde her yeri dikkatle inceliyordum. Temiz mi? Çalışan kişiler nasıl? Doktor nerden mezun, kaç yıllık doktor? Ayrıntılara önem veren biriyimdir. Bu sırada randevu saatimiz gelmişti. Asistanı haber verdi. Doktor bey bizimle görüşecekti. İçeri girince sıcak bir gülümseme ile karşıladı bizi. İlk görüşme ücretsizdi.
İlk sorum dişlerimi çekecek misiniz oldu. Çünkü benim diş minelerim zayıftı, hiçbir dişimi kaybetmeyi göze alamazdım. Daha önce bu konuda araştıranlar veya tedavi görmüş olan arkadaşlarım bilir doktorlar direk çekmemiz gerek derler. Ama Akın hocam(doktorum) gülümseyerek “Direk çekip çekmeyeceğim diyemem, istediğin görünüşü anlattıktan sonra bir diş filmi çekeriz. Çektiğimiz filme göre istenilen boşluk dişler arası aşındırma yaparak elde edilebilirse çekmemize gerek kalmaz.” demişti. Dişimi direk çekmeyeceğime sevinemeden önce aşındırma kısmında kaldım ve direk annemin gözüne baktım. İkimiz gitmiştik. Endişemi anlayarak nasıl bir aşındırma olduğunu sordu. Akın hocam diş minesine zarar vermeden milim milim keseceğini ve dişler birleştikçe o kısmı onarabileceğini anlattı. İçim rahatlamıştı. Bir film çekip üzerinden konuşalım, dedi. Diş filmim çekildi. Tabi ben her adımda, girdiğim her odada temiz mi diye kontrol ediyordum. Film çıkınca Akın hocam dişlerin arasının aşındırılmasının yeterli olacağını çekime gerekli olmadığını söyleyince nasıl rahatladım anlatamam. Ben şeffaf braket ya da içten normal braket istiyordum. Fiyat konusunu da konuştuktan sonra evde konuşmaya karar verdik.
Akın hocamı çok sevmiştim ancak öğrencilik parayı tamamen ödeyemezdim. Bu konuyu konuşmak ve ona göre başlamak için diğer hafta sonu tekrar gittim. Gerçekten çok iyi bir insan, imkanın oldukça getirirsin dedi. Böylece ilk braketlerim takılacaktı. Ancak dişlerimde dolguluk, kanallık olanlar vardı. Beni bir diş hekimine yönlendirdi ve 4 hafta boyunca dişlerim tedavi edildi. Bunun yapılmasının nedeni açıktı, braketler takıldığında dişlere bir müdahale yapılamazdı ve çürüyen dişler ilerleyebilirdi. Diş kaybını önlemekti amaç.
Tüm tedavi bitti. Önce üst dişlerime tel takacaktı. Sadece ön tarafta bozukluk olduğu için ön 8 dişime taktı. Braketlerim şeffaftı ve tam istediğim gibiydi. Biraz ağrım olabileceğini söyledi, braket etimi keserse koyabilmem için balmumu da vermişti. Böylece maceram başladı.
İlk günler şiddetli bir sızım vardı ve katı hiçbir şey yiyemiyordum. Evde annem her şeyi robotta çekiyordu ancak yurtta ne yapacaktım? Annem mini bir el blenderi verdi. Böylece her şeyi püre haline getirebilecektim. Cumartesi takılmıştı tel, pazartesi dersim olduğu için pazar yurda döndüm. Ancak yurtta elektrikli alet yasaktı. Bu yüzden gizli gizli kullanmaya çalışıyordum. İlk gün yakalandım, gizli saklı iş çevirme seviyemi anlayın. Alıp idareye götürecekti ve ailem teslim alana kadar alamayacaktım. Açtım ve ona ihtiyacım vardı. Güvenlik görevlisi ablaya nasıl ağlıyorum görmeyin. “Ne olursun götürme abla, açım bir şey yiyemiyorum. Dişime tel taktırdım, yeni tedaviye başladım. Bir haftacık idare et. Senin de çocuğun var aç kalmamı istemezsin.” Hem ağladım hem yalvardım ama nafile. Kendimi yerden yere vurmam bile işe yaramadı, götürdü. Oda arkadaşımda çok kötü olduğumu biliyordu o da çok üzüldü. Peşinden indim idareye. Onlara yalvarmaya başladım. En son müdür yardımcısına kadar gittim. Müdür yardımcısı bu kadar ağlamama dayanamadı, ailemi arayıp teyit etmeyi kabul etti. Annem doğru söylediğimi, zorunda olduğumu söyleyince bunu gizlice götür ve güvenlik görevlisini bana gönder dedi. Güvenlik görevlisi ablaya bir daha almamasını bir ay izin verdiğini söyledi. Allah razı olsun o gece aç uyumadım.
Ayda bir kontrolüm vardı ve gayet güzel gidiyordu. Her ay braketlere takılan tel bir miktar kalınlaşıyordu. Teller ilk zamanki gibi bir etki yapmıyordu. Dişlerimin sızısı büyük oranda geçmişti sadece ağız yapım küçük olduğu için normal yemek kaşığı kullanamıyordum ve ekmek arası yiyecekleri yiyemiyordum. Asitli içecekler yasak olduğu için soğuk çaya(ice tea) alışmıştım. Braketlerimi kırabileceği ihtimaline karşı hiçbir şeyi ısırarak yiyemiyordum. Ayrıca kuruyemiş gibi sert yiyeceklerde yasaktı. Bunlar en sevdiğim şeylerdi ancak bazı güzel şeylerin gerçekleşebilmesi için sevdiğin bazı şeylerden bir süre uzak kalman gerekebiliyordu.
Bu arada iki ay geçmişti ve artık alt dişlerime de tel takılma vakti gelmişti. Üst dişlerim kadar vahim olmadıkları için aynı sıkıntıları yaşamadım. Ezilmeden veya öğütülmeden çoğu yiyeceği yiyebiliyordum. Sevmeye başlamıştım tellerimi. İlk başta ağzımın içini kesmişlerdi ama 3. Aya geldiğimde uyum sağlanmıştı. Her ay kontrole gitmeye devam ediyordum ve her kontrolde tellerim kalınlaşıyordu.
Beşinci ay kontrolüme gittiğimde doktor çok güzel gelişme kaydediyorsun tebrikler dedi. Bu iyi haberdi. Çünkü ben tedaviye başlarken herkes “Senin dişlerin iki yılda bile düzelmez, baya süre takmak zorunda kalırsın.” şeklinde yorumlar aldıktan sonra güzel gidiyorsun cümlesi mutluluk veriyordu.
Bir gün braketimin biri düşmüştü, hemen Akın hocama gittim. Nedensizde düşebiliyormuş bunu öğrendim. Hızlıca yeniledi ve aynı devam ettim. Bu şekilde 8 ayı tamamladım.
Dokuzuncu ay kontrolümde bir de lastik vermişti. Nasıl takılacağını da tarif etmişti. Ağrı yapabileceğini söyledi. Hadi Bismillah diyerek çıktım. Birkaç gün sonra yeni bir kuzenim oldu ve ailecek teyzemin yanına gitmeye karar verdik. Yeni doğmuş bir bebek ve yeni doğum yapmış bir kadının yanına gezmeye gitmiyorduk tabi ki, yardıma gidiyorduk. Gündüz dişlerime lastiği takmıyordum çünkü ne zaman yemek yiyeceğimiz ve ya da bir şeyler içeceğimiz belli olmuyordu. Lastikle sadece su içilebiliyordu gerisi yasaktı. Bende gece kullanayım dedim. Gece takıp yatıyordum ama ağrıdan uyuyamıyordum. Bu şekilde bir hafta uykusuz zombi gibi gezdim. Ağrı kesiciler fayda etmiyordu. Bende bırakayım evde devam edeyim dedim.
1 ay sonra kontrolümde kullanmadığı söyledim, üst dişlerinin biraz önde olmasından rahatsız mısın dedi. Ben onları öyle seviyordum, hayır dedim. O zaman kendine eziyet etme, kullanmana gerek yok dedi. Bu arada mucizevi şekilde dişlerim düzelmişti. Akın hocam bile şaşırmıştı.
Bundan tam bir ay sonra onuncu ayım bittiği zaman gittiğimde artık tedavin bitti çıkarıyorum dedi. Çok alışmıştım onlara. Acaba çıkınca nasıl olacaktı. Artık sadece geceleri plak takacaktım. Ama hocam hemen bozulmasın diye sabit apareyde yaptı hem üst dişime hem alt dişime. Basit anlatımıyla bir tel yapıştırıp arkasını doldurdu. Böylece rahatsız etmiyordu. Artık plakta veya apareyde sorun oldukça ziyaret edecektim. Herkes çok şaşırmıştı. 10 ayda bitmişti. Birde şunu belirtmek isterim ben tedavim süresince özel diş fırçası, macunu vs. kullanmadım. Normal fırçamla bol bol ve yavaş düzgün hareketlerle fırçaladım.
Ayrıca doktorum işinde olan ustalığının yanı sıra kişilik olarak da çok iyi bir insandır. Ona rastladığım için çok şanslı olduğumu düşünürüm. Bana soran tüm arkadaşlarıma gözüm kapalı tavsiye ettim ve hiçbiri pişman olmadı. Buradan Ortodontistim Dr. Enver Akın Özkan’a tüm emekleri için tekrar teşekkür ederim. Ankara’da olan ve ortodonti tedavi düşünen herkesin mutlaka görüşmesini tavsiye ediyorum.
Elimden geldiğince bu konuda tüm merak edilen detaylara dokunmaya çalıştım. Sormak istediğiniz, yazımda bulamadığınız her şey için sosyal medya hesaplarımdan ulaşabilirsiniz. Güzel gülüşleriniz olsun.








