Selam gençler, bakımı genel olarak sevdiğim için denediğim doğal kürlerden sizlere de bahsetmek istedim. Vazgeçilmezim kahveden başlıyorum.
Her gün en az bir fincan sade Türk kahvesi içerim. Hem çok sağlıklı olduğu için hem de beni mutlu ettiği için. Közde, cezvede, makinada her türlüsünü severim. Vücudumuzda oluşan ödem dediğimiz suyu atmamıza yardımcı olur ve böbrekleri temizler. Spora gitmeden 15 dk önce kahve içip giderdik arkadaşımla. O seans harika ter atardık. Hem enerji verdiği için çabuk da yorulmazdık. Ayrıca genelde uyku açtığını söylerler ama bende tam tersi. Ben kahve içer içmez uyuyabilen bir insanım. Başım ağrıdığında ya da midem bulandığında kahve kadar hızlı kesen bir şey daha olamaz. Mesela bağırsaklarınızı bozdunuz. Limonla pişmemiş kahveyi bir kaşığa koyup yutun. Anında düzeliyor. O minicik fincanın nelere kadir olduğunu tahmin edemezsiniz? Ben neredeyse her şeye kahve ile çözüm bulan bir insanım. Bu şu demek değil falıma baktırırım ona göre yolumu çizerim. Fala inanma falsız kalma diye bir atasözümüz var. Hiçbir zaman fala inanamadım ama arada sohbet olsun, kafam dağılsın diye baktırırım. Hiçbir yere para ile baktırmadım veya sırf falıma bakılsın amaçlı gitmedim. Arkadaşlarla otururken dediğim gibi bazen bakarlar güleriz. Genelde falı dinledikten bir saat sonra hatırlayamam düşünün nasıl dikkate aldığımı. Size de tavsiyem inanmayın.
İçmenin yanı sıra telvelerini de kullanmadan bırakmam. Bazı insanlar telvelerini yemeyi seviyor ancak ben yutamadığım için başka şekillerde kullanıyorum. Mesela cildim çok kurudu ama nemlendirici kullanmıyorum. Makyaj yapacağım, pudra sürünce pul pul dursun istemiyorum. Kahveyi içtikten sonra hafif nemli telvesini yüzüme bir çubuk veya parmağım ile aşağıdan yukarı yuvarlak şekli çizer gibi masaj yaparak sürüyorum. Aşağıdan yukarı yuvarlayarak sürme sebebim gözeneklerimizin o şekilde hızlı emilim yapması. İçindeki tüm telveyi yüzüme yediriyorum ve kurumasını bekliyorum. Cildinizin kuruluğuna göre bekleme süreniz değişir. Eğer cildiniz çok kuruysa hemen kuruyor ancak hafif kuruysa daha uzun süre beklemeniz gerekebilir. Kuruduktan sonra su ile yıkıyorsunuz. Emin olun cildiniz yumuşacık olacak. Ancak cildiniz kolay yağlanıyorsa veya yağlı bir cilt tipiniz varsa bu maskeyi kullanmanızı çok önermem. Çünkü kahvenin yağlı bir yapısı var ve cildinizin kusmasına sebep olabilir. Yani sivilce çıkabilir varsa artabilir. Benim cildim karma olduğu için çok sık maske olarak kullanmıyorum.
Kahvenin bir başka muazzam özelliği gözaltlarında oluşan morluklara etkisi. Benim genetik olarak gözlerimin altında torbalar var ancak uyuyamadığım zaman bir de mor mor nasıl oluyor tahmin edin. Bundan dolayı az uyuduğum zamanlar kahvem bitince telvesini sadece gözaltlarıma sürüp kurumasını bekliyorum. Sonra bol su ile yıkıyorum. Mosmor gözaltını bembeyaz yapmıyor ancak rengini baya açıyor. En azından gözlerim yumruk yemiş gibi durmuyor. Genelde bu şekilde kullanıyorum telveyi.
Bunun dışında bir de ellerime sürüyorum. Şimdi ne alaka diyeceksiniz. Çok ince bir ten yapısına sahibim bundan dolayı her ürünü kullanamıyorum. Güneş kremsiz çıktığım anda özellikle yüzüm yanıyor. Dermatoloğum ellerime güneş lekesi düşmemesi için güneş kremi sürmem gerektiğini söylemişti. Ancak dışarda ellerimi aşırı yıkadığım için krem kalmıyor. Bende arada bir ellerime kahvenin telvesini sürüp kuruyunca yıkıyorum. Hafif bir güneş lekesi bile varsa rengi açılsın, ölü derilerden arınsın istiyorum.
Ben hep şunu söylerim; insanlara yaptığınız şeylerden her zaman olumlu dönüş göremezsiniz ama cildinize iyi baktığınız sürece sonuçları hep olumlu olur. Bu her şeyi sürün, durmadan uğraşın demek değil. Ama temizleyin, ölü derilerinden arındırın demek. Bu tavsiye ettiğim maskeleri de her gün yapmayın. Haftada 2 veya 3 defa yeterli olur. Aşırı derecede ciltle uğraşmakta iyi olmaz. Bazen dinlenmesi gerekir. Ayrıca canınız sıkkınken tavsiye ederim harika bir terapi oluyor. Mutlaka deneyin. Yorumlarınızı merakla bekliyorum. Sizde bakalım benim gibi her gün bir fincan Türk kahvesi içecek misiniz?









