KIYAFETLERİMİ ALIRKEN NELERE DİKKAT EDERİM?

3816

Sosyal medyada bulunan fotoğraflarıma çok soru geliyor. Nereden aldın? Hangi mağazalardan giyinirsin? Bende bu konuya bir yazı ile açıklık getirmeye karar verdim.

Öncelikle modanın kendine yakışanı giymek olduğunu düşünenlerdenim. Onu denedikten sonra karar veririm. İnternetten alırken de ona benzer kıyafetlerimi düşünerek seçerim. Kumaşı çok önemli benim için. Çünkü çok naylon içeren kumaşları hem duruş olarak hem de vücudumda bıraktığı hissi sevmiyorum.

Marka takıntısı olan biri değilim. Ama mağazalarını gezerim. İlla Zara’dan alayım elbisemi, 100 tl den aşağı olan kıyafetleri giymem diye insanlardan olmadım hiç. Kıyafetlerim birçoğunu nerden aldığımı hatırlamıyorum bile. Gezerken girdiğim bir butikten almışımdır. Pazardan almışımdır. Seyyar satıcıdan almışımdır. O kıyafet hoşuma gittiyse nereden aldığımın önemi olmaz.

30 tl’ye aldığım elbisem de var 100 tl’ye aldığım pantolonda. O pantolon benim için çok da değerli değildir. Tüm eşyalarım değerlidir. Açıkçası kıyafete çok para vermeyi de sevmem. O parayı gezerken veya yerken harcamayı tercih ederim. Ayrıca bir kıyafete 100 tl’de versem 10 tl’de versem eskiyor, yırtılıyor veya soluyor. Zaten eskimeyen kıyafetten de ben sıkılıyorum. Mesela dolabımda ilk kapandığımda aldığım kıyafetlerim duruyor, şok oluyorum. Ben değiştim siz değişmediniz diyorum. Giymekten de sıkılıp ya ihtiyaç sahiplerine veriyorum ya da evde toz bezi olarak kullanıyoruz.

Yaz-kış sweat giymeyi çok seviyorum. Genelde de erkek reyonundan alıyorum. Çünkü kadın reyonundakiler ya bel üstü ya da dar oluyor. Kısa ve dar giyinmek maalesef bana göre değil. Bir de erkek kalıpları daha geniş olduğu için döküm döküm duruyor, harika. Kapalı olmamın yanı sıra ben zaten bol giyinmeyi seviyorum. Mesela normal bedenim s, m veya l giysem de bol olur ama ben xl alıyorum. Oversize’ı abarttığımı düşünüyor olabilirsiniz ama ben oversize konusundan bi haberken de böyle giyiyordum. Bol olunca kendimi çok mutlu hissediyorum. Özellikle büyük sweat giyip kapüşonu takıp kolunu da ellerimin üstüne çektiğim anda kendimi minik bir ayıcık gibi hissediyorum, çok mutlu oluyorum.

Tabi hep spor giyinmiyorum. Düğüne, davete gitmeye bayılırım. O zamanda çok oynayacağım pistten inmeyeceğim bir yere gidiyorsam minik topuklu yani 5-7 cm, daha şık bir yere gideceksem yemek gibi 10-12 cm topuklu giyiyorum. Ona göre kıyafetlerimde değişiyor. Minik topuklunun üstüne aşırı uzun bir şey giymem ki her an ayakkabılarımı çıkarıp piste atlayabileyim. Onun dışında yüksek topuklarımı örtecek, yerleri öpen bir elbise ya da etek giyerim. Nadiren de pantolon. Stiletto giymeyi çok sevmiyorum. Birde ayak numaram küçük olduğu için bulmakta zorlanıyorum. Platform bence daha rahat oluyor. Günlük hayatım dışında işe giderken de genelde 5 cm topuklu giyerim. Çok spor takılmıyorum. Ama gezmeye, yeni yerler keşfetmeye gideceğim zaman sporlarımı giyerim. Bir de ayakkabı almaya bayılırım. Eskiyince de çok üzülürüm.

Şallarımı genelde farklı tonlarda kullanmaya özen gösteririm. Gittiğim yere göre de seçtiğim oluyor. Çok sıcak bir yerde penye şal tercih ederken, soğuk bir yerde pamuklu tercih ediyorum. Eşarp kullanmayı çok sevmiyorum. Çünkü çabuk bozuluyor, kayıyor.  O kayınca benim sinirlerim bozuluyor. Şal hem çok kaymıyor hem de hızlıca düzeltebiliyorum.

Birde canımm çantalarım var. Her kıyafetime uygun olsun düşüncesiyle ayrı ayrı hiç çanta almadım. Siyah her kıyafetime uygun deyip alıyorum genelde. Ama gezmeye giderken taktığım çanta ile spora giderken taktığım çanta veya yürüyüşe çıkarken taktığım çanta ile işe giderken kullandığım çanta bir olmuyor. Bu yüzden birkaç çantam var. Onları da parçalanana kadar kullanırım. Parçalanınca da çok üzülürüm.

Bu konuda bir de şöyle bir özelliğim var. Ayakkabı, çanta, şal veya kıyafet fark etmiyor. Bir şeyim eskimeden yenisini almayı sevmem. Savurganlık gibime geliyor. Aynı pantolonun 4 rengi olsa elime ne geçecek. Hepsi aynı şekilde sonuçta. Ama farklı tarzlarda alabilirim. Çünkü yukarıda anlattığım gibi her şeyin giyilme yeri farklı. Eşofman ile düğüne gidilmeyeceği gibi, kot pantolonla spora gidilmez. Bunu düşünerek alırım. Az para ile şık olunabilir yeter ki doğru parçaları seçin.

Sonraki İçerikEĞİTİCİ FİLM TAVSİYELERİ
Adım İrem Gül. Bilgisayar öğretmeniyim. Tam bir başak kızıyım. Hayatı benim açımdan görün istedim ve bu bloğu açtım. Dünya’ya İrem’in penceresinden bakmaya hazır mısın?