KEŞFETMENİN COŞKUSU – LİLY KİNG

3668

‘Keşfetmenin Coşkusu’ edebiyat roman türünde olan bir kitaptır. Önce yazarıyla ilgili biraz bilgi vermek isterim.

Lily King, Amerikalı roman yazarıdır. En son çıkan romanı ‘Keşfetmenin Coşkusu’ dur. Yazarla ilgili daha fazla bilgi için https://lilykingbooks.com/ linkine tıklayarak yazarın kendi sitesine bakabilirsiniz.

Bu kitap bana hediye geldi. Daha önce bu yazarın hiçbir kitabını okumamıştım. Önce kitabın arkasındaki yazı ile başlamak istiyorum. “  “Hayatınıza giren her insan bir keşiftir aslında…” Antropolog Andrew Bankson yalnız başına çalışan ve Yeni Gine’deki bir kabileyi inceleyen, ancak elle tutulur bir ilerleme kaydedemeyen biridir. Bir kısırdöngü içinde giderek karamsarlığa kapılan ve daha da yalnızlaşan genç adam, intiharın eşiğindeyken Antropolog Nell ve kocası Fen’le karşılaşır. Ona gösterdikleri ilgi sayesinde, Bankson içinde bulunduğu ümitsizlikten kurtulur. Nell ile Fen’in Bankson’la olan ilişkilerinin temelinde ise farklı keşiflere duydukları açlıkta kendilerine yardımcı olma ihtimali vardır. Ancak zamanla, üçünün arasında zihinsel ve duygusal bir fırtınanın fitili ateşlenir. Ödüllü yazar Lily King’in romanı kendilerini ilişkilerini, kariyerlerini ve en nihayetinde hayatlarını tehdit eden tutkulu bir aşk üçgeninin içinde bulan üç genç ve yetenekli antropoloğun hikayesini anlatıyor.”

Her kitap mutlaka okunmalı diye düşündüğümü birkaç yazımda bahsetmiştim. Bundan dolayı bu kitabı da okudum. Bir çift antropoloğun önceden tanıdıkları bir antropolog ile otelde karşılaşması serüveni başlatıyor. Çift olan antropolog ülkelerine döneceklerdir. Ama arkadaşları olan antropolog onların dikkatini çekecek bir kabile olduğundan bahsedip vazgeçirir. Üç antropolog demiştim, Nell, Fen ve Bankson. Nell ve Fen evli, diğer antropolog Bankson bekar. Karşılaştıkları geceden sonraki sabah yola çıkarlar. Gittikleri kabileler, giyinişleri, cinsel yönelimleri, çalışma stilleri… Her biri o kadar farklıydı ki kitabı okurken arada hangi kabileydi bu dedim. En çok etkilendiğim olay; bir kabilede sevdikleri her öldüğünde bir parmaklarını kesiyorlardı. Hatta kitaptaki kıza soruyorlar, senin neden 10 parmağın tam hiç sevdiğin ölmedi mi diye. Bu bana fazla anlamlı geldi. Bir de antropologların birbiri ile olan ilişkileri de farklıydı. Para, şöhret, aşk…

Kitapta bir bölüm Bankson’ın ağzından bir sonraki bölümü Nell’in ağzından yazılmış. Bundan dolayı okurken biraz kafam karıştı. Okuduğum birçok kitaba göre de sürükleyiciliği azdı. Ayrıca kitabın beğenmediğim bir kısmı da neredeyse her bölümünde cinsellik/ cinsel yönelimden bahsetmesi oldu. Evet hayatımızda olan bir şey fakat kitabı elime alıp arkasındaki yazıyı(yukarıda yazdım) okuduğumda kişilik yönü ağır basan bir antropolog incelemesi gibi olacağını düşünmüştüm. Daha önce incelemiş olduğum Marlo Mogan’ın ‘Bir Çift Yürek’ kitabında Aborjinleri incelediği gibi yazarın bu kitapta da o şekilde kültürel yapıları, yeme içme tarzları anlatmasını bekledim.( https://www.ireminpenceresinden.com/marlo-mogan-bir-cift-yurek/ inceleme yazımı okumak isterseniz linke tıklamanız yeterli.) Vardı, yoktu dersem yalan söylemiş olurum. Ancak daha çok yukarıda dediğim gibi cinsel yaşamları konuşuluyordu. Bunlardan dolayı hayal kırıklığına uğradım. Kitabın sonunun acıklı olması da çok hoşuma gitmedi. Zaten hayatımızda her şey mükemmel değil, eminim ki bu yazıyı okuyan herkesin küçük/büyük dertleri var. Bundan dolayı okuduğum kitap bir biyografi/otobiyografi gibi gerçek hayatı yansıtmıyorsa yani kurgu ise mutlu son tercihim olur.

Kitabın anlatımı açık ve yalındı, bu yönden beğendim. Yeni bir yazar tanımış oldum. Hiçbir kitaba zaman kaybı gözüyle bakmadım sonuçta yazarın emeği var. Sadece kendimce çok verimli bulmadım. Ama birkaç farklı topluluk ismi duyayım, antropologlar nasıl çalışır öğreneyim derseniz okuyabilirsiniz. Okursanız yorumlarınızı benimle paylaşmayı unutmayın. Bir sonraki kitapta görüşmek üzere.

Önceki İçerikGÜNEŞ KREMİ SEÇİMİ VE KULLANIMI
Sonraki İçerikYEŞİM TAŞI
Adım İrem Gül. Bilgisayar öğretmeniyim. Tam bir başak kızıyım. Hayatı benim açımdan görün istedim ve bu bloğu açtım. Dünya’ya İrem’in penceresinden bakmaya hazır mısın?