Pandemi döneminde kendi açımdan yaptığım en güzel şeylerden biriydi. Uzun zamandır istiyordum ancak vakit bulamıyordum. Evdeyken öğreneyim dedim. Online ücretsiz eğitim videolarından öğrenip normale hayata geçince bir sertifika programına gidip sertifikasını alırım düşüncesi ile başladım.
İnternette olan işaret dili eğitimlerini tek tek izledim. Hangisi daha anlaşılır ve açık anlatıyor? Hangisi daha verimli? Bir tanesini çok beğendim. Kadın bir eğitmen başlangıç seviyesinde anlatmış. Aslında online Youtube’dan canlı eğitimmiş ama ben kaçırmışım. Yine de izleyerek öğrenebilirim dedim. Zaten amacım genel olarak öğrenmekti. Yüz yüze eğitimler açılınca bir sertifika programına gidecektim. Toplam 10 video vardı. Her gün birer video izleyerek 10 günde tamamlayacaktım. Sizce gerçekleştirebildim mi? İnstagram profilimden sonucu öğrenebilirsiniz.
Nasıl kendi kendime öğrendiğimden biraz bahsedeyim. Eğitim 1. Seviye olarak geçiyordu. Temel kelimeler; renkler, selamlaşma, meslekler, hayvanlar, yemekler, zaman, aile, duygular, yollar, harfler, saat, rakamlar, karışık kelimeler… Her ders en fazla bir saatti. Eğitmen her hareketi tek tek gösteriyor, açıklıyor, benzer hareketlerden nasıl ayırt edileceğini söylüyordu. Ayrıca öğrettiği dilin Türk İşaret Dili olduğunu, ülkeler arası değişiklik gösterebileceğini de söylüyordu. Pür dikkat dinledim. Kelimelerin ekran görüntülerini aldım ve ders bitince baştan sona ayna karşısında tekrar etmeye çalıştım. Kendimce diyaloglar yapıp konuşmaya çalışıyordum.
Selamlaşma dersine kadar her dersten sonra böyle yaptım. Ellerimle konuşmaya başladım. Selamlaşma dersinde otobüste olabilecek diyaloglar, karşılaşınca olabilecek konuşmalar öncelikliydi. Hoca otobüste bu koltuk boş mu? Sorusunu öğretti. Daha sonra aklıma birkaç yıl önce gördüğüm bir haber geldi. İşitme engelli bir birey, metrobüste koltuk boş mu diye soruyor, anlamayan adam bana hareket çekti diye karşısındaki bireyi dövüyor. Olay bu şekildeydi. Gerçekten insanlar cahillikten böyle. Bende bu dersten önce bilmiyordum hareketin anlamını, belki garipserdim ama şiddet tabii ki uygulamazdım. Boş kelimesinin anlamına işaret dili sözlüğünden bakabilirsiniz. Orta parmak dik, işaret parmağı yarım kırık yanında, diğerleri kapalı. Eğitmenimiz de anlatırken ben bunu işaret parmağı dik, orta parmak kırık, diğerleri kapalı gösteriyordum, dedi. İşitme engelli bir arkadaşım sordu, “Neden doğrusunu yapmıyorsun? ““Biraz tuhaf dedim ayıp diyemedim, bunun neresi tuhaf diye sorunca bir şey diyemedim. “ diye ekliyor eğitmen. Haklı, hasta zihniyetler yüzünden işaretleri yanlış yapmak zorunda değiliz.
Bu dersten sonra artık işitme engelli insanları gördüğümde yardımcı olabileceğim için seviniyorum. Hatta bu sevinçle rüyamda bile onlara yardım etmeye, konuşmaya başlamıştım. 10 günün sonunda en azından iletişim kurabilecek kadar biliyordum. Bu anımı da İnstagram sayfama koyabilmek için video çekmeye karar verdim. Anılarımı orada biriktirdiğim için bunu es geçmek istemedim. Video çekerken kaç defa yanlış yapıp sildim, bilemezsiniz. Bu arada çok alıştırma yapmak gerektiğini, ellerin buna alışabilmesi için ayna karşısında veya kamera karşısında bol bol çalışılması gerektiğini tekrar anladım. Bundan dolayı da arada bir şarkı çevirilerine bakıp tekrar ediyorum. Açıkçası şarkılarda yapılan hareketleri daha kolay anlıyorum ve yapabiliyorum. Bundan dolayı çok mutluyum. Hayallerimden birini gerçekleştirmeye çok yaklaştım. İnsanlara daha fazla yardımcı olabileceğimi bilmek de gurur verici. Siz de evde boş vaktiniz varsa başlayabilirsiniz. Bence herkes öğrenmeli. Yazımı şu sloganla noktalamak istiyorum: “ İşaret dili öğrenelim, engelleri kaldıralım.”








