Alanımda çok sevdiğim kısımlardan biri arttırılmış gerçeklik – sanal gerçekliktir. Oynaması ayrı eğlenceli, yapması ayrı zevkli bir alan… Üniversitede iken bir dersimiz sayesinde uygulama yapmayı, oynamayı hatta sanal gerçeklik gözlüğünü öğrendim. Beni en çok etkileyen kısmı gerçek gibi olmasıydı. Bir gözlük takıyorsun, sanki oradasın.
Sanal gerçeklik neydi? Bilgisayar, internet gibi sanal ortamlarda anı gerçekmiş gibi yaşamak diyebilir miyiz? İnternette arttırılmış gerçeklik için gerçek ve sanal dünyaların birbirinden tamamen ayrılmadığı, tersine daha da iç içe girdiği bir gerçekliktir diyor. Bir başka ifadeyle cihazların cisim tanıma özelliği kullanılarak sanal nesnelerin gerçek görüntülerin üzerine bindirilmesi olayına deniyor. Sanal gerçeklik de aynı arttırılmış gerçeklik gibi, sanal bir ortamın gerçekmiş gibi kullanılmasıdır. Yani aslında birbirlerinden ayrı olmayan kardeş alanlardır.
Korona virüs dolayısıyla evde olduğumuz bu günlerde büyük bir veli nimetmiş diyorum. Ben sanal gerçeklik ve arttırılmış gerçeklik ile yukarıda dediğim gibi üniversitede bir ders aracılığıyla tanıştım. Üç boyutlu nesneler, sesler, konuşabilmek, gözler ile kontrol… Komik bir yanı da var. Siz oradaymış gibi hissedip hareket ederken dışarıdan bakan insanlar hareketlerinize anlam veremezler. Öğrenciyken uygulama geliştirdiğim sıra oda arkadaşımla oyunlar oynayıp uygulamalar denemiştik. Gözlüğü takan ve dışarıdan bakan için çok farklı. O yüzden biraz komik biraz eğlenceli oluyor. Tabii ki arttırılmış gerçeklik ve sanal gerçeklik sadece oyun ve uygulama ile sınırlı değil. Sağlık, tekstil, reklam, pazarlama, tarih, mimarlık, mühendislik… Derslerinizi daha da anlamlandırabilirsiniz. Gezilmesi/görülmesi imkansız kişileri/yerleri görme imkanımız olur. Bir ev yaptınız, iç tasarımını tamamlanmış gibi gezip eksiğine/fazlasına bakabilirsiniz. Bir müzeye gittiğinizde orada sergilenen nesnelerin nasıl kullanıldığını, ne zaman kullanıldığını, kimlerin kullandığını oradaymış gibi izleyebilirsiniz.
Şimdi size birazda uygulama yaptığım siteden bahsetmek istiyorum. https://cospaces.io/edu/ linkinden bakabilirsiniz. Siteye hocamız aracılığıyla öğrenci olarak kayıt olmuştuk. İçerisinde nesneler, kişiler, ortamlar ve daha birçok görsel öge bulunuyor. İsterseniz dışarıdan nesne de ekleyebiliyorsunuz. Duruşlarını, hareket etme şekillerini seçebiliyorsunuz. Konuşturabiliyorsunuz, taşıyabiliyorsunuz, seçim yapabiliyorsunuz. Normalde ücretsiz ama bazı nesneler, ortamlar ve özellikler ücretli. Ayrıca daha önce uygulama yapmış olun olmayın rahatlıkla öğrenebileceğiniz bir platform. Okuma-yazma bilmeniz yeterli. İngilizce olan özellikleri bile tahmini bulabilirsiniz. İnternet üzerinde Türkçe kaynaklar ve anlatımlar bulma imkanınız da var. Kendi uygulamalarınızı yapmayı deneyebilirsiniz.
Mesela ben çocuklara geri dönüşümü öğretirken önce geri dönüşüm kutularından atıkların neler olduğunu öğrenecek daha sonra gizlenmiş olan atıkları da bularak geri dönüşüme katkı sağlamış olacak bir oyun/uygulama yapmıştım. Yaptığım oyundan da bahsetmek istiyorum, belki ihtiyacı olan birine fikir verir. Kullanıcı materyali kullanmaya başladığında bir kız karakter kullanıcıyı karşılıyor. Kız hazırlanan materyali nasıl kullanacağını anlatıyor. Geri dönüşüm kutularından hangi atıkları aradığını öğrenebiliyor. Cam, metal, kâğıt ve plastik olmak üzere dört türden karışık olarak yirmi atık gizlendi ortama. Onları buldukça geri dönüşüm hakkında bilgi sahibi olacak ve aynı zamanda atıklar bilgi verdikten sonra kayboluyor, böylece etrafı temizlemiş oluyor. İçeriğinde de bir sahne bulunmakta, kullanıcı atıkları topladıkça atıklar yok oluyor. Ortam küçük bir yerleşim yeri şeklindeydi. Araçlar(bisiklet, araba), küçük bir ormanlık alan, evler, yaşayanlar, birkaç hayvan, bitkiler, bir çiftlik, atıklar ve geri dönüşüm kutuları bulunmaktaydı. Yaparken çok uğraştım ama oynarken de gururla ne güzel yapmışım dedim. Emek vermeden ekmek olmuyor. Dersimi de güzel bir notla geçtim. Aşağıya ödevime dair birkaç ekran fotoğrafı bırakıyorum, bakmak isterseniz.

Size tavsiyem kulaklığınızı ve arttırılmış gözlüğünüzü takıp biraz anı yaşayın. İnternette birçok uygulama, oyun var. Mutlaka en az birini deneyin. Mesela hız trenine binin, bir rock konserine gidin, gezegenler arasında gezin. Evde olduğumuz bu günlerde emin olun harika gelecek. Dışarı çıkamıyor olabiliriz ama dışarıyı eve getirebiliriz.










