ARKADAŞLIK

3807

Bu yazımda arkadaşlığın nasıl olması gerektiğini değil, arkadaşlık kavramından neler öğrendiğimi anlatıyor olacağım. Çünkü gördüğüm kadarıyla herkesin ‘arkadaşlık’ anlayışı farklı.

Ben kolay arkadaş edinebilen bir çocuk oldum. Büyüdükçe de değişmedi. Yeni insanlarla tanışmayı hep sevdim. Çünkü her insan bana farklı şeyler katar düşüncesindeyim. Şimdi birçoğunuz kesin şöyle düşündü: “Bu kız hiç arkadaş kazığı yememiş mi?” ooo hemde ne kazıklar yedim. Ama hiçbir kazıkta onun ağırlığıyla yıkılmadım. Onun yerine kazığı beni ayakta tutan tahtıma ekledim. Tabiri caizse her kazıkta daha çok güçlendim. Ama bunu kolay başarmadım.

Küçüklüğümden beri duyduğumu duyduk yerde bırakan, laf taşımayı beceremeyen bir insandım. Hatta annem ‘Yanında adam kes, sesi çıkmaz.’ derdi. Arkadaşlarımdan da hep bunu bekledim. Ama milletin ağzı torba değil ki büzesin. Özellikle kadınlarda, üzülerek söylüyorum bir şey duydukları anda yayma ihtiyacı ile karşılaştım. İlkokul 4.sınıfta iken arkadaşıma bir şey söyledim. Kulaktan kulağa tüm sınıfa en son öğretmene gitmişti. O zaman anlamıştım bunu. Bu yüzden erkeklerle daha iyi arkadaş olabileceğimi düşündüm.

Okul değiştirme maceralarımda bahsedeceğim. Erkek arkadaşlarımda da genelde ergenliğin verdiği bir hoşlantı ile karşılaştım. Bunları herkes için yazmıyorum yanlış anlamayın. En yakın arkadaşlarımdan birisi erkek ve liseden beri kardeşim gibidir. Çoğu kızla konuşamadığım kadar rahat konuşurum. O kadar yakınız ki ben bir şey diyeceğim de tamamlamadan olayı anlatınca tepkimi tahmin eder. İşte bu kısımda dostluğa geçeriz. O yüzden benim en iyi dostumdur.

Kızlar ile de hep kötü arkadaşlık deneyimlerim olmadı. Aa saçma ergen düşünceleri gördüm. ‘Yanımdaki kız benden çirkin olsun, erkekler ona bakmasın.’ , ‘Arkadaşlarım benim gibi kaliteli giyinsin.’ Rabbime çok şükür hiç böyle şeyler düşünmedim. Ben hep içini ,karakterini, görmeye çabaladım. Arkadaşım olarak mı kalacak dostum mu olacak? Sonra ya dostum oldular ya da hayatımdan çıktılar. Kimseyi kovmadım yanlış anlamayın. Ancak bana zarar verdiğim insanları hayatımdan uzaklaştırmaya karar verdim ve arama mesafe koydum. Sonra gördüm ki hepsi gitmiş.

Zarardan kastım ne? Ben öğrenciyim okula gitmek istiyorum, o hep beni başka yerlere sürükleme çabasında dersi ekelim diyor. Arada kırılmasın diye gidiyorum ama her zaman istemesi onun benim için yanlış olduğunu gösteriyor. Ya da ben yalan söylemeyi hiç tasvip etmedim hem de beceremiyorum. O hep yalan söyleyip idare etmemi istiyor. Üzgünüm tatlım hayatımdan biraz uzaklaşsan iyi olacak. Her zaman aynı düşüncede olmayabiliriz ama dengeyi kurmaya çalışmalıyız. O denge bence arkadaşlıktır. Ama hep bir yöne ağır basan bir terazide denge nasıl kurulur?

Arkadaşlığımın ilerlediği insanlar da dostum, kardeşim oldu. Başım sıkışınca tereddütsüz arayabileceğim, her durumda yanımda olacaklarını bildiğim. Bende onlara aynı şekilde yaklaşırım.

Şöyle düşünmeyin her istediklerini yaparsam, onlara benzersem benimle arkadaş olurlar. Siz ayna değilsiniz sizin bir kişiliğiniz, karakteriniz var. Kendisinin aynısını isteyen ayna ile dolaşsın. Ben süt seviyorum diye arkadaşım sevmek zorunda değil. Ben kapalıyım diye arkadaşım kapalı olmak zorunda değil. Ben çok çalışkanım diye o da olmak zorunda değil. Ancak benimle görüşmek için dersimin bitmesini beklerse denge kurulabilir.

Birde şunu düşünüyorum. Benim bir hatam varsa bunu başkalarından duymaktansa arkadaşımın söylemesini tercih ederim. Ben bunu arkadaşlarıma söyleyince ters tepkiler aldığım oldu ancak kendi açımdan iyi olduğunu düşünürüm. Eğer kırmızı ruj bana yakışmıyorsa arkadaşım söylemeli, görenlerin tepkisinden anlamamalıyım. Her zaman görüşemesek bile arada ne yapıyorsun, nasıl gidiyor diyebilmeliyim. Acaba benden faydalanıyor mu düşüncesi olmadan. Çok farklı ve özel bir duygu. Umarım düşüncelerimi güzel aktarabilmişimdir. Acı her zaman yıkmaz bazen ayakta kalmanıza yardım eder bunu unutmayın. Acı çekmemek içinde hayatınızdaki güzellikleri kaçırmayın ve iyi bir arkadaş olun. İmrenilecek kadar iyi bir arkadaş.

Önceki İçerikUNUTULMAZ KOMEDİ FİLMLERİ
Sonraki İçerikİSKENDER PALA – ABUM RABUM
Adım İrem Gül. Bilgisayar öğretmeniyim. Tam bir başak kızıyım. Hayatı benim açımdan görün istedim ve bu bloğu açtım. Dünya’ya İrem’in penceresinden bakmaya hazır mısın?